Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Gümrük İdaresi vekilinin 28.03.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği gözetilerek sanığın temyizine göre yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 4733 sayılı Yasanın 8/4. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 54/4 madde ve fıkrası yerine TCK'nun 54. maddesinin gösterilmesi ve uygulamada yeri bulunmayan 4733 sayılı Yasaya atıfta bulunulması,
5. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık ... 'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.