Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka tarafından davalı ...'e 16.12.2014 tarihinde kredi kullandırıldığını, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine ... hakkında Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2018/2545 sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, haczi kabil malı bulunamadığını, ancak dava konusu taşınmaz hissesini icra takibi başlamadan hemen önce kardeşi davalı ...'e mal kaçırma kastı ile devrettiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile, Adana ili, Çukurova ilçesi, Kurttepe mahallesi, 6273 ada, 6 parselde kayıtlı 2. kat 4 nolu bağımsız bölümdeki 3/8 hisseli mesken vasıflı taşınmazın İİK'nın 277 ve devam maddeleri gereğince batıl olan satış tasarruflarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın süresi geçtikten sonra açıldığını, dava konusu taşınmaz devrinin borcun doğum tarihi öncesinde gerçekleştiğini, geçici ve kesin aciz vesikası şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin alacaklıyı zarara uğratma kastının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içinde açılmadığını, geçici veya kesin aciz vesikası alınmadığını, şartlarının da oluşmadığını, dava konusu taşınmaz devrinin borcun doğum tarihinden öncesinde gerçekleştiğini, müvekkilinin alacaklıyı zarara uğratma kastının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in İİK 280/2.maddesine göre davalı borçlu ...'in kardeşi olması nedeniyle davalı borçlunun taşınmazdaki hissesini devrederken alacaklısına zarar verme kastını ve borçlunun mali durumunu bildiği, aksinin ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne; Adana ili, Çukurova ilçesi, Kurttepe mahallesi, 6273 ada, 6 parselde kayıtlı 2. kat 4 nolu bağımsız bölümdeki 3/8 hisseye ilişkin davalılar ... ve ... arasındaki tasarrufun davacının Adana 2. İcra Dairesinin 2018/2545 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya taşınmazın 3/8 hissesi üzerinde Adana 2. İcra Dairesinin 2018/2545 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazı iyi niyetli olarak satın aldığını, alacaklıya zarar verme kastı ile hareket etmediğini, iş bu davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, satış tarihinde müvekkilinin diğer davalının borcunu bilebilecek durumda olmadığını, söz konusu taşınmazın yasal ön alım hakkının kendisinde olduğunu, taşınmazın bedelini ödediğini ve ayrıca emlak vergisinin dahi bizzat kendisi tarafından yatırıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların abi - kardeş olduğu, yakın akrabalık ilişkisi nedeniyle davalı 3.kişinin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle anılan tasarrufun İİK'nun 280/1 madde gereğince iptale tabi bulunduğu, davalı ... her ne kadar savunmalarında taşınmazın satın alınması sırasında çekilen kredinin taksitlerinin kendisi tarafından ödendiğini, diğer bir hissedar olan borçlu kardeşinin herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle kardeşinin hissesini kendisine devrettiğini ileri sürmüş ise de, davalı ...'in taşınmazın alımı sırasında kullanılan kredinin müteselsil kefili konumunda bulunduğu, dolayısıyla Mehmet tarafından kredi taksitlerinin ödenmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, tanık olarak ifade veren ve aynı zamanda taşınmazda hisse sahibi olan ...'in beyanında taşınmazın alımı sırasında krediyi kendisinin çektiğini ancak borcun Halis tarafından ödendiğini beyan ettiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazı devreden davalı borçlu ... ile devralan davalı 3. kişi ... kardeş olup, İİK'nun 280/1. maddesi gereğince davalı 3. kişinin borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun ve aksinin de ispatlanamadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.