Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe karşı borçlu vekilinin, satışı 08/01/2010 tarihinde öğrendiğini, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek, 28/12/2009 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tebligatlar usulüne uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
4949 Sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 134/2.maddesine göre işin esasına girilmemesi nedeniyle ihalenin feshi talebinin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.
Somut olayda, şikayetçi borçluya satış ilanı, tapu sicil müdürlüğünün bildirdiği adrese 7201 sayılı kanunun (6099 sayılı kanun ile yapılan değişiklik öncesi)35/2.maddesi gereğince usulüne uygun tebliğ edildiğine göre, ihalenin feshi isteminin yasal yedi günlük süreden sonra yapılmış olması nedeni ile süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek sonuca gidilmesi ve istemin süre aşımından reddi halinde işin esasına girilmeyeceğinden para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, sonuçta ihalenin feshi istemi reddedildiğinden ve para cezasına ilişkin yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bakırköy 3.İcra Mahkemesinin 03/11/2010 tarih ve 2010/42 E-1502 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin ikinci bendinin karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 29/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.