SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Düşme, mahkûmiyet

Mağdure Didem'in on altı yaşının içinde olduğu anlaşılan 12.11.2015 tarihli duruşmada alınan beyanında şikayetçi olmadığını bildirmesi karşısında mağdure adına barodan atanan vekilin temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilip, belirtilen suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca davanın düşmesine,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu unsurları itibarıyla çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu kabul edilip sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, 234/3 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezasına ve hak yoksunlukların,

karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde alt sınırdan uzaklaşıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair hususlara ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğine, mağdure hakkında alınan raporun usule uygun olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.

Dosya kapsamında karara esas alınan 29.01.2016 tarihli tek hekim tarafından düzenlenen raporun yetersiz olması nedeniyle, mağdurenin yaş tespitine esas olmak üzere kemik grafilerinin çektirilip tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulu raporu aldırılarak, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorulup suç tarihindeki yaşının bilimsel olarak tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mağdure adına barodan atanan vekilin temyize hakkı olmadığı anlaşıldığından mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği,
Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.09.2024 tarihinde karar verildi.