Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de tebligat gideri yatırılmadığından bu istemin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, taraflar arasındabbbalım sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle ticari ilişkinin sonlandırıldığını, davalıya teslim edilen sistemin sökülmesi için masraf yaptığını, davalının söküm işlemini engellediğini belirterek şimdilik 15.000 TL menfi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 79.323,18 TL artırarak 94.323,18 TL.ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, tarafların karşılıklı anlaşarak sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin sistemin iadesine ve teslimine engel olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin feshi konusunda taraflar arasında karşılıklı görüşmelerin yapıldığı, ancak uzlaşma sağlanamadığı, davalıdan kaynaklanan bir eylem nedeniyle uzlaşmayla feshin gerçekleşmediği iddiasının davacı tarafından kanıtlanamadığı, davalının sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinin sübuta ermediği, davacının sözleşmenin imzalanmasına güvenerek yaptığını iddia ettiği masraflardan oluşan menfi zararını istemekte haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.