Mahkumiyet

Cumhuriyet savcısının, 30.06.2015 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanığın temyizine hasren yapılan incelemede;
Sanığın yetkilisi olduğu Türkmen İletişim isimli işyerinde katılanın kimlik bilgileri kullanılarak katılana ait iki adet telefon hattı yönünden operatör değişikliği yapıldığının iddia edildiği olayda;
A) Suça konu ... numaralı hatta ilişkin abonelik sözleşmelerinin sanığın işyerinde düzenlenmediği... numaralı hatta ilişkin ise 22.11.2011,26.01.2010,20.01.2011,24.02.2012 tarihli abonelik sözleşmelerinin düzenlendiği, bu sözleşmelerden sadece 24.02.2012 tarihli abonelik sözleşmesinin sanığın işyerinde düzenlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında sanığın işyerinde düzenlenen 24.02.2012 tarihli sözleşmenin inceleme konusu yapılmayıp sanığa ait olmayan iletişim bayiileri tarafından düzenlenen sözleşmelerin inceleme konusu yapıldığı, sanığa ait işyerinde düzenlendiği iddia edilen 24.02.2012 tarihli şebekeler arası geçişe ilişkin sözleşme aslının dosya kapsamında bulunmaması karşısında sanığa ait Türkmen İletişim tarafından düzenlenen 24.02.2012 tarihli şebekeler arası geçiş sözleşmesinin aslının dosya içine alınarak sözleşmedeki yazı ve imzaların sanık ve katılan eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra eylemin sübutu halinde sanığa 21.06.2014 tarihli duruşmada yapılan önödeme ihtaratının da kanunda aranan şartları taşımadığı gözönünde bulundurularak; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, usulüne uygun olarak önödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması gerektiği halde yazılı şekilde özel belgede sahtecilikten hüküm kurulması yasaya aykırı,
B)Sanığın eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı görülmekle; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de,
Dosyada bulunan ... İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye ait bireysel abonelik başvuru formları ve numara taşıma talep formları asıllarının akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 26.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.