SUÇLAR: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1)Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecililk suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrası (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkralarında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıkların temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesi sekizinci fıkrası uyarınca DÜŞMESİNE,

2)Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Her ne kadar Dairemizin 28.03.2013 tarihli 2011/65875 Esas, 2013/9892 Karar sayılı ilamı ile sanığa atılı eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kalıp kalmayacağının tartışılması gerekliliği belirtilmiş ise de, sanık ...'ın katılan ...'ın kardeşi olup ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin %15 ortağı iken düzenlenen sahte şirket karar defteri ile katılanın şirkete ait tüm yetkilerini kendisine devretmek, 28.04.2006 tarihli kararda katılanın yerine imza atmak şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturacağı, bu suçunun, 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, taraflar arasında usulüne uygun şekilde uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayininde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.