Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; rahatsızlığı sebebiyle Birliğine süresinde katılamadığına ilişkindir.

22.07.2016 tarihinden itibaren 4 günü yol süresi olmak üzere toplam 14 günlük kanuni izne gönderilen sanığın, bu izninden en geç 05.08.2016 tarihine kadar dönerek Birliğine katılması gerekirken bu zorunluluğa uymadığı, bir süre sonra 13.08.2016 tarihinde kendiliğinden dönerek Birliğine teslim olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b ve 73. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın savunmalarında atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

Denizli 11. Komando Tugayı 2. Komando Tabur Komutanlığının 09.01.2017 tarihli yazısı, Akdeniz Askerlik Şubesi Başkanlığının 23.12.2016 tarihli ve sanığın bildirilen tarihler arasında herhangi bir işlem yaptırmadığı bilgisini içeren cevabi yazı, Ergani Askerlik Şubesi Başkanlığının 22.11.2016 tarihli yazısı ve Toros Devlet Hastanesi Yöneticiliğinin "..." konulu yazısı dosyada mevcuttur.

Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; sanığın, izin süresini geçirmesine ilişkin, mazeret olarak ileri sürdüğü hususların askerlik hizmetine üstün tutulabilecek, kanuni ve geçerli mazeretlerden olmadığı ve atılı suçlamadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla; eyleminin Mahkemece sabit görülerek, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

09.09.2024 tarihinde karar verildi.