Sanığa ait iş yerinden, katılanın bilgi ve rızası dışında kimlik bilgileri kullanılarak katılana ait ..... nolu Turkcell GSM hattının 12.05.2011 tarihinde Avea GSM şirketine geçişinin yapıldığı iddia edilen kamu davasında; abonelik sözleşmesinin sanığın çalıştığı iş yerinde düzenlendiği, bilirkişi raporlarına göre imzaların katılana ait olmadığı, suçtan elde edilecek menfaatin de sanığa ait olduğu gözetildiğinde suçun sübut bulduğu anlaşılmakla; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilci tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sanığa ön ödeme teklifinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı;
B) Sanığın eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na aykırılık suçu kapsamında kaldığı görülmekle; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 26.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.