İlk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak kurulan beraat hükmü

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 134/2, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu, mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın borçları sebebiyle satılan evinin yeni maliki olan katılana ait güvenlik kamerası görüntülerini facebook hesabından paylaştığı olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin sanığın mahkumiyetine yönelik kararı kaldırılarak, sanığın beraatine karar verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Dosya arasında bulunan katılana ait güvenlik kamerası görüntülerini katılanın rızası dışında hukuka aykırı olarak facebook üzerinden yayınlayan sanığın sübut bulan eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde sanık hakkında beraate hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.