HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu (Sanık ...'ün, gıyabında verilen kararın, bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi hükmüne uygun olarak tebliğ edilmesi, bu adrese çıkartılacak tebligatın bila-tebliğ edilmesi halinde ise 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mernis adresine tebligat yapılması gerekirken, beyan ettiği adresten başka adreslere yapılan tebligatlar ile doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından öğrenme üzerine yapılan temyiz isteğinin süresinde olduğunun kabulü ile) temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği,

zamanaşımını kesen son işlem olan 23.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararından, sanıklar hakkında temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili, sanık ... ve sanık ...'ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracının sahibine iadesine, üzerindeki şerhin kaldırılmasına, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.