SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında 13.08.2012 şeklinde yanlış ve eksik gösterilen suç tarihinin, eylemlerin gerçekleştirildiği 06.09.2012,18.04.2013,07.09.2013 ve 13.08.2013 tarihleri olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, sanığın katılan ... dışındaki diğer katılan ve mağdurlara yönelik suçları işlediği tarihler dikkate alındığında beş eylemi yönünden tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, mağdur ...'ye karşı işlenen eylemde sanığın sözde kiralık devre mülk ilanını internet üzerinden değil, gazete aracılığıyla vermesi nedeniyle Mahkemenin suç vasfına yönelik tespiti doğru olduğundan tebliğnamedeki vasfın 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesinin (f) bendine temas ettiğine dair görüşe iştirak edilmemiştir.

1. Katılanlar ... ve ... ile mağdurlar ... ve ...'ya Yönelik İşlenen Suçlara İlişkin Yapılan İncelemede;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eleştirilen hususlar dışında hükümlerin ONANMASINA,

2. Katılanlar ... ve ...'e Yönelik İşlenen Suçlara İlişkin Yapılan İncelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümlerde; 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezaları belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla cezalar tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, katılan ...'a yönelik eylem nedeniyle kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "70", "35", ''29'' ve "580,00 TL " ibareleri çıkartılarak yerlerine, sırasıyla "60", "30", ''25'' ve "500,00 TL "; katılan ...'e yönelik eylem nedeniyle kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "70", "35", ''29'' ve "580,00 TL " ibareleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla "65", "32", ''26'' ve "520,00 TL " ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sanığın katılan ...'e yönelik eylemi yönünden eleştirilen husus dışında hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.