Mahkûmiyet
I. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Açılan kamu davası sonrası yapılan yargılama sırasında 03.02.2016 tarihinde alınan ifadesi esnasında 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, müdafii istemediğini beyan ettiği gibi 5271 sayılı CMK’nın 150/2-3. maddesi gereğince de suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı, mahkemenin talebi üzerine barodan atanmış olan müdafii kararı süresinde temyiz etmiş ise de; anılan müdafiinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı nazara alındığında, temyize hakkı olmayan suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II. Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Şuça konu motosikletin çalındığı motosiklet parkının adliye binasının eklentisi niteliğinde olup olmadığı araştırılıp netleştirilerek, binanın eklentisi niteliğinde ise TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik kovuşturma ile aynı Kanun’un 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının şikâyetçiye ait motorsikletin çalınması eylemine ilişkin olmasına rağmen, gerekçeli kararda iş yerinden hurda çalınmasına ilişkin eylemden bahsederek kararda çelişki oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.