İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli, 2017/623 Esas, 2018/782 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmediğine ilişkindir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargılama konusu somut olayda, Cumhurbaşkanına hakaret ile hakaret suçunun birlikte işlenmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299 uncu ve 125 inci maddeleri ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, aynı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren 299 uncu maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi ve dosya kapsamından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında Cumhurbaşkanına ve Başbakana hakaret suçlarından soruşturma ve kovuşturmanın ayrı yürütüldüğünün anlaşılması karşısında, İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/643 Esas sayılı ve İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/605 Esas sayılı dava dosyalarının da akıbeti araştırılarak sonucuna göre kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan verilen cezada fikri içtima hükümleri de nazara alınarak sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (26). Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde karar verildi.