Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Kısmen kabul
Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve el koyma nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile haksız gözaltı ve tutukluluk için 8.245,11 TL maddi, 8.500 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden, haksız el koyma için 14.976,36 TL maddi tazminatın el koyma tarihinde işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 21.10.2019 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece 8.245,11 TL maddi ve 8.500,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma, 11.846,49 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddine ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna, reddedilen miktar üzerinden karşı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel Mahkemece Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır Kapatılan 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/653 Esas – 2013/489 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 15.10.2008 – 22.01.2010 tarihleri arasında 464 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı ve 17.10.2008 – 22.10.2014 tarihleri arasında 2196 gün aracına el konulduğu, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.03.2014 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, haksız gözaltı ve el koyma süresi yönünden kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin ve davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde karar verildi.