Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Kısmen kabul
Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Davalı vekilinin, gerekçeli kararın ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 07.05.2021 tarihinde tebliği üzerine 11.05.2021 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin sebeplerini bildirerek katılma yoluyla temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve konutu terk etmeme adli kontrol nedeniyle 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.768,16 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 21.12.2020 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece 33,35 TL maddi ve 150,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden ise hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, tazminat şartlarının oluşmadığına, derdestlik itirazına itibar edilmediğine, reddedilen miktar üzerinden karşı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel Mahkemece Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/360 Esas – 2016/62 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 07.08.2015 – 08.08.2015 tarihleri arasında bir gün gözaltında kaldığı ve hakkında 12.08.2015 – 02.11.2015 tarihleri arasında 82 gün konutu terk etmemek adli kontrol tedbirine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.02.2016 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, haksız gözaltı süresi yönünden kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin ve davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde karar verildi.