1-Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafisinin temyizlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
213 sayılı VUK’nin 359/b maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay olarak belirlenen temel cezada, 5237 sayılı TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım ve TCK’nin 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında, sonuç cezanın "3 yıl 7 ay 22 gün yerine", "2 yıl 19 ay 22" gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafisi ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sonuç ceza olarak belirlenen “2 yıl 19 ay 22 gün” ibaresinin çıkartılarak yerine “3 yıl 7 ay 22 gün” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafisinin temyizlerinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 26.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.