SUÇLAR: Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın kovuşturma evresinde ve temyiz dilekçesinde, ...’un da olaya şahit olduğunu belirtmesi karşısında, kovuşturma aşamasında bu tanığın dinlenmesine karar verildiği halde bilgi ve görgüsüne başvurulmadan yargılamaya devamla hüküm kurularak eksik kovuşturma yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükümleri kurulması,
2-TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde; sanığın, elektronik posta olarak gönderdiği mesajların TCK’nın 107. maddesinde yazılı şantaj suçunu oluşturabileceği, sanığın bundan başka ısrar ve sırf rahatsız etme kastının ne suretle bulunduğu kanıtlara dayalı olarak açıklanıp gösterilmeden, genel ve tamamlayıcı nitelikte olan, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-TCK’nın 107/1. maddesinde düzenlenen şantaj suçunun maddi unsuru, sanığın yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından söz ederek, bu durumları mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanıp mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamaktır.
Somut olayda, katılanın duruşmaya davet edilip sanığın ne şekilde menfaat veya yarar sağlamaya çalıştığı hususu da sorularak açıklattırılması ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Kabule göre de; sanığın TCK'nın 107/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilirken, hapis cezası yanında adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.