Eylemlerin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve ikna suretiyle irtikap suçlarını oluşturduğu kabulü ile mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İkna suretiyle irtikap suçundan kurulan hükümde; mağdurun ekonomik durumunun araştırılmasından sonra sanık hakkında TCK'nın 250/4. maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının karar yerinde değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Dairemizin 16/12/2015 tarihli ve 2013/14933 Esas, 2015/17353 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği nazara alındığında, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/09/2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde bulunduğu ve aleyhe bozma yasağına konu olacağı gözetilmeden, ilk hükümde uygulanmadığı halde sanık hakkında TCK'nın 53/5. maddesinin tatbikine karar verilmesi,

Bozma kararına uyularak sanık hakkında ikna suretiyle irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; sanık aleyhine temyiz bulunmayan ve CMUK'nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakka konu olan ilk hükümde tayin olunan 1 yıl hapis cezasının infazına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak biçimde sanığın 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezasının 1 yıl hapis olarak infazına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 09/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.