Davanın reddine
Taraflar arasındaki mera tahsis komisyonu kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... Köyünde 1991 yılında yapılan kadastro sırasında 101 ada 1 parsel sayılı 3.421.589,04 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, komisyon kararına istinaden niteliği mera olarak değiştirilmiş ve daha sonra 4342 sayılı Mera Kanununa (4342 sayılı Kanun) göre çalışma yapan Mera Tesbit Komisyonunca ilgili parsel mera olarak tesbit ve tahdit edilerek tahsis edilmiştir. Mera tahsis komisyon kararı 21.01.2009 - 22.02.2009 tarihleri arasında ilân edilmiş, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 2016 yılında orman kadastrosu yapılmıştır.
Davacı ... İdaresi, 20.02.2009 havale tarihli dava dilekçesinde; Eşme ilçesi ... Köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera tesbit komisyonu tarafından mera olarak tesbit ve tahsis edildiğini, taşınmazın üzerinin orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunu ileri sürerek, mera tesbit komisyonu tarafından yapılan tesbit ve tahsisin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında 101 ada 10 parsel, 110 ada 82 parsel, 139 ada 11 parsel, 152 ada 25 parsel ve 153 ada 31 parsel sayılı taşınmazların mera tahsis kararının iptaline ilişkin dava dosyaları fiili ve hukukî irtibat nedeniyle bu dava dosyasıyla birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmazların 1974 ve 2000 yılı basımı memleket haritaları, meşcere haritası ve hava fotoğrafında OT rumuzlu orman toprağı, BM rumuzlu bozuk meşe baltalığı ormanı olarak görüldüğü, orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla davacının asıl ve birleşen davalarının kabulüne, mera tahsis kararların iptaliyle, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden, davalılardan Hazine tarafından ise esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.11.2016 tarihli ve 2016/7071 Esas, 2016/10893 Karar sayılı ilamıyla; "Dairenin 23/06/2015 günlü iade kararı ile en eski tarihli hava fotoğrafı ile bundan elde edilen memleket haritası dosya içine konulduktan sonra, dava dosyasının, hükme esas alınan raporu düzenleyen fen ve orman bilirkişilerine verilerek; hava fotoğrafının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurların tek tek sayı olarak tarif edildiği, ağaçların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve kullanım şeklinin detaylı olarak incelendiği ek rapor düzenlettirilmesi istenildiği ancak iade kararı sonrasında mahkemece hükme esas raporu düzenleyen orman bilirkişisine ulaşılamaması nedeniyle keşfe katılmayan orman bilirkişi ...ve hükme esas raporu düzenleyen fen bilirkişi refakatinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi raporları dosya kapsamına alındığı ancak uyuşmazlığın esası ile ilgili nihai kararın verilmesinden sonra dosyanın tekrar ele alınarak yeniden dosya esası hakkında işlem yapılamayacağı, bunun yanı sıra dava konusu 101 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tutanak aslının da dosya kapsamında yer almadığı, ilgili kadastro tutanak aslı dosya kapsamına getirilerek dava tarihten 15-20 yıl önceye ait memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları getirilerek, üç orman yüksek mühendisi veya mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen bilirkişi yardımıyla yeniden keşif yapılarak detaylı orman araştırmasına dayalı rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazlar mera vasfıyla tahsis edildiğinden yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre mera araştırması yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "dosya kapsamında toplanan tüm deliller, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları ve mahkememizce yapılan gözlem, alınan bilirkişi raporları ve taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sayılan alanlar dışında bırakıldığı gözetilerek davacı ... İdaresinin açmış olduğu davaların ayrı ayrı reddine" karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
İlk Derece Mahkemesince uyma kararı verilen bozma ilamında; "dava tarihten 15-20 yıl önceye ait memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları getirilerek, üç orman yüksek mühendisi veya mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen bilirkişi yardımıyla yeniden keşif yapılarak detaylı orman araştırmasına dayalı rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazlar mera vasfıyla tahsis edildiğinden yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre mera araştırması yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilmiş olmasına rağmen, dava devam ederken dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 2016 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının, eldeki davada dava konusu taşınmazların orman niteliğinin çekişmeli olması nedeniyle kesinleşmeyeceği gözetilmeden ilgili çalışmanın kesinleşmiş kabul edilerek buna göre karar verilmesi hatalıdır.
Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle dava konusu edilen 101 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tutanak aslı dosya kapsamına getirilmeli, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları varsa amenajman planı ve dava tarihten 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları, uydu fotoğrafları bulunduğu yerlerden istenip getirilerek dosya keşfe hazırlanmalı, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi veya mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen bilirkişi yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun'lar (5658 sayılı Kanun)
karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü, ağaçların yaşı, cinsi, sayısı, kapalılık durumu, çevresi, incelenmeli, çekişmeli taşınmazların eylemli durumu incelenerek değerlendirilmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, hava fotoğraflarında çekişmeli taşınmazlar ve çevresinin stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurların tek tek sayı olarak tarif edildiği, ağaçların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve kullanım şekli ile memleket haritasındaki durumunun ne olduğu ve orman içi açıklık olup olmadığının açıklandığı, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazlar mera vasfıyla tahsis edildiğinden yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre, komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi ve tanık ifadelerine başvurularak dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 16/b ve 4342 sayılı Kanun'un kapsamında kalan ve mera niteliğinde olan yerlerden olup olmadığının yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmeli, keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.