Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında kayda göre yedi yaşında bulunan katılan mağdureyi kucağına oturtup ön cinsel bölgesi ile popo kısmına kıyafet içinden ve üstünden dokunduğu iddiasıyla çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2015/352 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine verilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Yaşı küçük katılan mağdurenin ayrıntılı beyanları, husumet yokluğu ve dosya kapsamına aykırı düşecek şekilde sanığın inkara dayalı savunması ve sanığın akrabaları olan tanıkların beyanlarına itibar edilerek kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Yedi yaşındaki katılan mağdurenin ayrıntılı beyanları, iftira atmayı gerektirecek husumet bulunmaması, tarafsız beyanda bulunduğu hususunda şüphe oluşan tanık beyanları karşısında sanık hakkında mahkumiyet hükmü yerine beraat hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı düştüğüne ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.09.2024 tarihinde karar verildi.