Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, davacının duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutuklama, haksız soruşturma, haksız arama, haksız yakalama ve gözaltı işlemi 1.800.000,000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacının temyiz sebepleri; davanın haksız arama, elkoyma, yakalama, gözaltı ve tutuklama sebebiyle açıldığına, başka suçtan mahsup kararı verilmesinin davanın reddini gerektirmediğine, mahkemece araştırma yapılmadığına, davanın kabul edilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacının aynı soruşturma dosyasında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan da tutuklu bulunduğu, davacı hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 15/11/2017 tarih ve 2017/22223 esas sayılı iddianame ile Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/394 E sayılı dosyasına FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ötürü tutuklu iş olarak kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen 22/03/2018 tarih ve 2017/394 E., 2018/105 K sayılı ilamı ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tutukluluk halinin devamına, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK 63. Maddesine göre cezasından mahsubuna karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinde olup kesinleşmediği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/66369 soruşturma numaralı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan 15.11.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, davacı hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.11.2017 tarih ve 2017/66369 Soruşturma numaralı iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, takipsizlik kararı verilen bu suçla birlikte soruşturma işlemine ve koruma tedbirlerine konu edilen silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından davacı hakkında kamu davası açıldığı anlaşıldığından davacının CMK'nın 141/1-e maddesi gereğince talep ettiği tazminatın yasal koşullar oluşmadığından bahisle reddedilmesi gerekirken gözaltı ve tutukluluğun mahsup edildiği gerekçesiyle reddedilmesi sonuca etkili görülmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza soruşturmasında davacının yakalama, gözaltı ve tutuklama, haksız arama, elkoyma (CMK 141/1-a,i,j) nedenlerine dayanarak da tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141/1-a,j bentleri kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde karar verildi.