Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın süresi itibariyle koşulları oluşmadığından sanığın duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 318. maddesi gereği reddine karar verilmiştir.
Hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği de gözetilerek hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği anlaşılmakla, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri, eleştiri nedeni dışında yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.