Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup, sanığın, araya uzun bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğindeki eylemlerinden dolayı hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
2)Kabule göre de;
a)İddianame anlatımı ve mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanlarında sanığın, mağdurun bulunduğu hastaneye giderek mağdura hitaben "akşam sizinle görüşeceğiz, bu sizin yanınıza kalmayacak" şeklindeki sözlerle mağduru TCK'nın 106/1-2. cümlesi kapsamında kalacak nitelikte tehdit ettiğinin belirtildiği, anılan suçun takibinin şikayete bağlı olduğu, mağdurun da kovuşturma aşamasında sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
b)Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.