HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarihli kararıyla,
a.Sanık ... hakkında,
i. 04.09.2012 tarihinde işlendiği iddia olunan dolandırıcılık suçundan, 2 yıl 4 ay hapis ve 8.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
ii.08.09.2012 tarihinde işlendiği iddia olunan dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 2 yıl 4 ay hapis ve 8.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
b.Sanık ... hakkında 08.09.2012 tarihinde işlendiği iddia olunan dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 1 yıl 8 ay hapis ve 6.400,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c.Sanık ... hakkında 08.09.2012 tarihinde işlendiği iddia olunan dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 1 yıl 4 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2.Sanıklar müdafilerinin temyiz talebinde bulunmaları üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesince 01.06.2017 tarihinde yapılan incelemede, anılan hükümlerin; "... uzlaştırma hükümlerinin uygulanması" gerekliliği nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2017/273 Esas, 2018/581 Karar sayılı kararı ile,
a.Sanık ... hakkında,
i. 04.09.2012 tarihinde işlendiği iddia olunan dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis ve 8.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
ii.08.09.2012 tarihinde işlendiği iddia olunan dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis ve 8.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
b.Sanık ... hakkında 08.09.2012 tarihinde işlendiği iddia olunan dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 6.400,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c.Sanık ... hakkında 08.09.2012 tarihinde işlendiği iddia olunan dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
1.Sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri özetle; sanığın yüklenen suçu işlediğine ve suça konu eylemlere iştirak ettiğine ilişkin mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2.Sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri özetle; sanığın yüklenen suçla alakasının bulunmadığına ve suça konu eyleme iştirak ettiğine ilişkin mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, şartları oluştuğu hâlde lehe hükümlerin uygulanmadığına,
3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın yüklenen suçla alakasının bulunmadığına ve suça konu eyleme iştirak ettiğine ilişkin mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
1.Mağdur şirketi telefonla arayan ve adının ... olduğunu söyleyen bir kişinin 10 adet kamyon lastiği siparişi verdiği, mağdur şirket çalışanı ....'nin sipariş edilen ve şirket aracına yüklenen 10 adet kamyon lastiğini 04.09.2012 tarihinde teslimatın yapılacağı yerde, telefonda kendisini ... olarak tanıtan sanık ...'a teslim ettiği, sanık ...'ın ...'ye, ödemeyi Çeliktepe'de bulunan ofiste yapacağını, yanına temyiz dışı sanık ....'yı vereceğini, kendisinin de başka bir araçla arkadan geleceğini söylemesi üzerine, ...'.nin lastiklerin ücretini tahsil etmek için .... ile birlikte şirketin aracına bindikleri, ....'nın hareket halindeki araçtan atlayarak kaçtığı, ....'nin, telefonla aramasına rağmen sanık ...'a ulaşamadığı ve geri döndüğünde lastikleri bıraktığı yerde bulamadığı iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla sanık ...'a yüklenen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
2.Gebze ilçesinde lastik satışı yapan ve mağdur şirketin müşterisi olan ... Otomotiv isimli firmanın yetkilisinin 07.09.2012 tarihinde, mağdur şirket çalışanı ....'yi telefonla arayarak bir müşterinin kendilerine 10 adet kamyon lastiği siparişi verdiğini söylemesi üzerine ....'nin bu siparişin de daha önceden ....'ni dolandıran kişiler tarafından verilmiş olabileceğini düşünerek ... Otomotiv yetkilisine bu durumdan bahsedip bu kişileri yakalatmak için arayan kişiye, lastikleri temin edecek kişi olarak kendi telefonunu vermesini söylediği, sonrasında sanık ...'ın, .... ile iletişime geçerek kendisini ... olarak tanıtıp 10 adet kamyon lastiği siparişi verdiği, bu arada durumu polise bildiren ....'nin sipariş edilen ve şirket aracına yüklenen 10 adet kamyon lastiğini 08.09.2012 tarihinde teslimatın yapılacağı yerde, telefonda kendisini ... olarak tanıtan sanık ...'a teslim ettiği, sanık ...'ın ....'ye, lastiklerin parasını muhasebeden alacağını, yanına da temyiz dışı sanık ....'yı vereceğini söylediği, bunun üzerine ....'nın .... ile beraber araçla haraket ederek uzaklaştıkları, sanıklar ..., ... ve ... ve temyiz dışı sanık ....'nin de lastikleri kamyonete yüklemeye çalışırken görevlilerce yakalandıkları iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıklar ..., ... ve ...'a yüklenen eylemin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
1. Dosyada bulunan HTS kayıtları ve bu kayıtlar esas alınarak düzenlenen 12.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitler, sanıklar ve temyiz dışı sanıkların savunmaları, mağdur şirket çalışanlarının beyanları, 08.09.2012 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı ve tüm dosya kapsamı itibarıyla, sanıklar ... ve ...'in yüklenen suçtan haberdar oldukları ve diğer sanıklar ile iştirak iradesi içerisinde hareket ettikleri anlaşıldığından, Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
2.Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2011 tarihli ve 2009/36 Esas, 2011/198 Karar sayılı ilamına konu olan ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491 inci maddesinin ilk fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunun 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilam veya adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; tekerrüre esas alınan ilama konu kararı veren mahkemenin, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi yerine, İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... ve müdafiileri ile sanık ... müdafiinin tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2017/273 Esas, 2018/581 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... ve müdafileri ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... ve müdafileri ile sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.07.2024 tarihinde karar verildi.