Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2013 tarihli ve 2013/566 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 210 uncu maddesi delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 212 nci maddesi delaletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Silivri Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2014 tarihli ve 2013/77 Esas, 2014/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 10 ay 15 gün hapis ve 11.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2014 tarihli ve 2013/77 Esas, 2014/154 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.01.2020 tarihli ve 2017/9776 Esas, 2020/325 Karar sayılı kararı ile; " Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup, suça konu çekin özel belge niteliğinde bulunduğu ve eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde "resmi belgede sahtecilik" suçundan sanığın mahkumiyetine hükmolunması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/67 Esas, 2021/191 Karar sayılı incelemeye konu kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.09.2021 tarihli ve 11-2021/49796 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanığın temyiz isteği; süre tutum dilekçesi verilmesinden ibarettir.
1. Sanık ... ’nün, bir şekilde ele geçirdiği Yapı Kredi Bankası ... Şubesi'ne ait görünen 23.11.2012 tarihli, 22.000,00 TL bedelli ve kriminal rapora göre tamamen sahte olduğu tespit edilen çeki müştekiler ... ve ...'ndan alacağı taşınmaz karşılığında şikâyetçilere verdiği, şikâyetçiler ile sanığın aralarında yaptığı anlaşmayla taşınmazın çekin tahsilinden sonra resmi devrinin yapılacağını kararlaştırdıkları, ancak çekin tahsil günü şikâyetçi ... tarafından bankaya teslim edildiğinde sahte olduğunun tespit edildiği bu şekilde sanığın sahte olduğunu bildiği çeki kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16.01.2013 tarihli ekspertiz raporunda suça konu çekin sahte olduğu, yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek şekilde olduğundan aldatma niteliğine haiz olduğu belirtilmiştir.
3.Mahkemece adli emanetin 2012/854 sırasında kayıtlı bulunan çek duruşmaya getirtilip aldatma niteliği bulunup bulunmadığı yönünden incelenmiş, özellikleri duruşma tutanağına geçirilmiş ve aldatıcılık niteliğinin mevcut olduğu gözlemlenmiştir.
4. Sanık suç işleme kastı olmadığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
5. Şikayetçilerin aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
6.Mahkemece, sanık savunmaları, şikayetçilerin beyanları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, alınan uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
7. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
1. Adli Emanetin 2012/854 sırasında kayıtlı suça konu çek aslının akıbeti hakkında Mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/67 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.07.2024 tarihinde karar verildi.