Teminat maktubu hakkında zayi kararı verilmesine ilişkin talep hakkında Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi ve Üsküdar 2. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR -
Talep, teminat mektubunun fiziken davacının elinde bulunmadığı ve süresinin geçtiği iddiasıyla teminat mektupları hakkında zayi kararı verilmesi verilmesine ilişkindir.
Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi, Türk Ticaret Kanununda kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali davasının Asliye Ticaret Mahkemesince görüleceğinin açıkça düzenlenmediği, 6100 sayılı HMK.nun 382. ve 383. Maddeleri gereğince uyuşmazlığa Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağından bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Üsküdar 2.Sulh Hukuk Mahkemesi ise 6335 sayılı Kanunun 5. Maddesi uyarınca “aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikli çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğunun” belirtildiği ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 382.nci maddesinde, "çekişmesiz yargı işleri" düzenlenmiş, aynı maddenin 2.fıkrasının (e) bendinde, "Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri" başlığı altında 1. madde olarak "ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi"ne ilişkin taleplerin "çekişmesiz yargı işi" olduğu
belirtilmiş, aynı yasanın 383.maddesinde de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre, çekişmesiz yargıda "dava" deyiminin yeri olmayıp "iş" deyimi vardır. Dava, iki taraf sistemine göre kurulmuş ise de çekişmesiz yargıda birbiriyle çekişme halinde olan iki taraf olmadığından çekişmesiz yargı işleri için "dava" teriminin kullanılması doğru değildir. Yine çekişmesiz yargıda "taraf" değil, "ilgililer" kavramı vardır. Çekişmesiz yargıda dava söz konusu olmadığı için davacı ve davalı terimlerinin de yeri yoktur.
HMK.nun 383.maddesine göre, çekişmesiz yargıda sulh hukuk mahkemesinin görevi asıl olup asliye hukuk mahkemesinin görevi istisna olduğundan yalnız "mahkeme" veya "hakim" terimlerinin kullanıldığı bütün çekişmesiz yargı işleri için sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. (Prof Dr. B.Kuru/Prof Dr. A.C.Budak ... Barosu Dergisi, Cilt: 85, Sayı: 5, Yıl: 2011,sh:
33-36)
Somut olayda uyuşmazlık 25.01.2012 tarihinde yani 6100 sayılı HMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra mahkemeye getirilmiştir.
Bu durumda, teminat mektubu hakkında zayii kararı verilmesine ilişkin uyuşmazlık, 6100 sayılı HMK.nun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.'nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Üsküdar 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.