Mahkûmiyet
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olay nedeniyle yaralanan, ilk derece mahkemesinde beyanı alındığı sırada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan eden mağdurlar ... ve ...'un anneleri olan katılan ...'nın kızları adına da katılma talebinin olduğu, ancak mahkemece katılmaları konusunda karar verilmediği, Dairemizin 16.09.2019 tarihli tevdii kararından sonra, kararı temyiz eden mağdurların, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakları bulunduğu ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koydukları anlaşıldığından, mağdurların 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek inceleme yapılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2015 tarihli 2014/375 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3,62. ve 53/6. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş
2.Mağdurlar vekillerinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarihli 2019/13851 Esas, 2021/3228 Karar sayılı kararı ile;
"1)Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine, bir kişinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına, iki kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması;
2)Bilinçli taksir oluşturan birden fazla ihlali bulunan sanık hakkında, TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın artırım oranının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayini gerekirken, yazılı şekilde sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,
3)5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgilerinin incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında hem B sınıfı hem de A2 sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle A2 sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden ve ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi" gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/305 Esas, 2021/554 Karar sayılı kararı ile Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyularak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3,62,53/6. ve 63. maddeleri gereğince 7 yıl 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli ve 2021/148447 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Mağdurlar vekillerinin temyiz sebepleri; eksik cezaya hükmedildiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, eksik incelemeye, illiyet bağının bulunmadığına, kusur durumuna, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle verilen cezanın fazla olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; yerleşim yeri içinde, tek yönlü, iki şeritli, asfalt kaplama, hız limitinin 50 km olduğu yolda, gece vakti sanık ...'nın alkollü şekilde aracı ile yanında yolcu olarak müşteki ... ve ...'nın kızları olan mağdurlar ..., ... ve ...'nın annesi olan ...'ın da bulunduğu halde seyir ederken, trafiğe kapalı olan Gazimihal Köprü girişine geldiği, taşıt giremez levhası bulunmasına rağmen köprüye giriş yaptığı, sonrasında direksiyon hakimiyetini kaybederek köprünün duvarına çarptığı kazada, şikayetleri devam eden mağdurlar ... ve ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, ...'ın ise hayatını kaybettiği, kaza sonrası yapılan ölçüme göre sanığın 3.02 promil alkollü olduğu tespit edilerek, bilinçli taksirle kazaya sebep olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Edirne 2.Ağır Ceza Mahkemesinin kararında mağdurlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mağdurlar vekillerinin ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2024 tarihinde karar verildi.