Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.04.2010 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 30.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, 49 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan ve 48 sayılı parsel lehine tescil edilen irtifak hakkının terkinini istemiştir.
Mahkemece, ilk oturumda davacının yargılamaya katılmaması nedeniyle dava başvuruya bırakılarak dosya işlemden kaldırılmış, 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle de HUMK'nun 409/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar kendilerine duruşma günü tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz etmişlerdir.
HUMK'nun 409/5-1. maddesi "Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir" şeklindedir. Madde metninden de anlaşıldığı gibi davanın başvuruya bırakılarak dosyanın işlemden kaldırılabilmesi için tarafların oturuma çağrılmış olmaları, diğer bir anlatımla davada taraf teşkilinin sağlanmış olması gerekir.
Somut olayda; dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden ilk oturumda davacının yargılamaya katılmaması nedeniyle dosya işlemden kaldırılmış ve yenilenmediği gerekçesiyle de açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Usulünce taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 29.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.