Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davada ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi ve ... 2. Asliye Hukuk(Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

Dava, arsa sahibi davacı ile yüklenici davalı arasında yapılan inşaat sözleşmesine aykırılık iddiasıyla uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
... 2. Sulh Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarında yapmış oldukları kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı, bu hali ile davacının 4077 sayılı yasanın 3. Maddesinin e bendi uyarınca ' Tüketici ' sayılması gerektiği ve anlaşmazlığın da aynı yasanın 23.Maddesi uyarınca Tüketici Mahkemesinde çözüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
... 2. Asliye Hukuk(Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi ise, arsa sahibi olan davacı ile yüklenici olan davalı şirket arasında tanzim edilen gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan davaların genel hükümlere göre, dava tarihi ve miktara göre sulh hukuk mahkemesinda görüleceği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı;
kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici; mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder. 3/d bendinde ise hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Borçlar Yasasının 355. maddesinde, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır.
Davacının, davalı yüklenici ile kat karşılığı inşaat yapımı ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdettiği, davalının sözleşme uyarınca davacı payına düşen daireyi sözleşme şartlarına rağmen eksik inşaa ederek davacıya teslim ettiği, davacının taşınmazdaki eksiklikler nedeniyle zararının tazminini istediği somut olayda hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu gibi davacının yasada tanımlanan tüketici tanımına uymadığı bu halde uyuşmazlığın 4077 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı, genel mahkemelerde görülerek çözümlenmesinin gerektiği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 21,22 ve 23. (HUMK.’nun 25. ve 26.) maddeleri gereğince ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.