Kooperatif ilişkisinden kaynaklı tapu iptali ve tescil ve tazminat istemine ilişkin davada Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk ve ... 4. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Dava, davalı kooperatifte davacı payına düşen dairenin kendi adına tescili ile davalının haksız ve kötüniyetli davranışları sonucu oluştuğu iddia olunan zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi,davanın 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 99. Maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle iş bölümü itirazının kabulü ile dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, davalının süresinde işbölümü itirazında bulunmadığı, ortada usulüne uygun bir işbölümü itirazı olmadığından asliye hukuk mahkemesince verilen hukuka aykırı görevsizlik kararının mahkemeyi bağlamayacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Müstakil ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki (görev değil) işbölümüne ilişkindir. İş bölümü itirazı yalnız ilk İtiraz olarak ileri sürülebilir. (TTK. 5. md., HUMK. 187), İlk itiraz olarak ileri sürülmeyen işbölümü itirazının mahkemece kabul edilmemesi gerekir. İşbölümü itirazının uygun bulunması halinde mahkemece dava dosyasının ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. Gönderme kararı nihai bir
karardır. Mahkeme bu karar ile davadan elini çeker. Gönderme kararı ile dava sona ermeyeceğinden temyizi kabil kararlardan değildir. Gönderme kararı usulüne uygun şekilde verilmesi halinde (ilk itiraz olarak ileri sürülmesi ve mahkemece uygun görülmesi) gönderilen mahkemeyi bağlar ve gönderilen mahkeme bu davaya bakmak zorundadır. Ancak, gönderilen mahkemenin davaya bakma zorunluluğu iş bölümü itirazının ilk mahkemede süresinde yapılması hali ile sınırlıdır.
TTK.’ nun 5/1. maddesinde, "Aksine hüküm olmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinin ticari davalara dahi bakmakla vazifeli olduğu, 5/3 maddesinde, “Bir davanın ticari veya hukuki mahiyeti itibariyle iş sahasına girip girmediğinin yalnızca iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olunabileceği,” 5/son maddesinde ise, "vazifesizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddi halinde yapılacak muamelelere ve bunların tabi oldukları müddetlere dair usul hükümleri iş sahasına ait iptidai itirazın kabulü halinde de tatbik olunur" hükümlerine yer verilmiştir. Yine TTK.’nun 5. maddesinde, ikinci fıkrada yazılı hallerde, münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere, bir davanın ticari veya hukuki mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olabileceği hüküm altına alınmıştır. Münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan işlerle ilgili davalara mutlaka kanunda gösterilen mahkemelerde bakılır ve bu davalara ilişkin işbölümü itirazı ilk itiraz değildir. Bu davalar, tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalardır. İflas davaları ticaret mahkemesi bakımından, münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan davalardandır. Bu davalara ilişkin işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Taraflar yargılama bitinceye kadar işbölümü itirazında bulunabilirler. Mahkemede davanın her bölümünde kendiliğinden davanın işbölümüne girmediğine ve dava dosyasının işbölümüne sahip mahkemeye gönderilmesine karar verir. (Baki Kuru HUMK 6.Baskı 1.cilt Sh: 715) Buna göre mahkemece sadece münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerde yani, tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalarda işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Bu davalar dışındaki ikinci fıkrada yazılı hallerde bir davanın ticari veya hukuki
mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz olarak ileri sürülebilir.
Somut olayda, davacının davalı kooperatife üye olduğu, tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen dairenin kendi adına tescilinin yapılmadığı iddia olunarak, davacının kooperatif payına düşen dairenin davacı adına tescili ile davalının haksız ve kötüniyetli davranışları sonucu davacının uğradığı ileri sürülen 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan işlerden olmadığı gibi, davalı tarafından da süresi geçtikten sonra işbölümü itirazında bulunulmuştur. Davalı tarafça süresinde yapılmış bir işbölümü itirazı bulunmamasına rağmen mahkemece davanın mutlak ticari dava olduğu gerekçesiyle Ticaret Mahkemesine gönderme kararı verilmiştir. Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev değil iş bölümü ilişkisidir. Her iki mahkemece verilen kararların gönderme kararı niteliğinde olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince süresi geçtikten sonra yapılan işbölümü itirazına binaen gönderme kararı verilmesinin kanunun amir hükümlerine aykırı olduğu, iki mahkemenin de davaya bakmaktan el çektikleri, bu durumun işin görülmesini sürüncemede bıraktığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.