Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı İdare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalılar tarafından işveren ve yüklenici olarak çalışma yapılan yerde (kum yığınına çarparak) meydana gelen kazada hasarlandığını, hasarın mahkemece tespit edildiğini ileri sürerek, 11.600,00 TL. tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili ile diğer davalı şirket temsilcisi, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 6.495,45 TL.nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve eşit olarak tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacıya ait aracın hasarlanmasında davalıların işveren ve yüklenici olarak kusurlu olduklarını (aracın yol çalışması yapılan yerdeki kum yığınına çarpması suretiyle) belirterek dava açmıştır. Bu hale göre, davalı
idarenin hizmet kusurunun varlığı söz konusu olup, olay idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan, zararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 2.bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577 sayılı idari yargılama usulü kanunun 2.maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir.
Yargı yolu dava şartlarından olup, mahkemece davanın her safhasında res'en gözetilmesi gerekir. (HUMK.nun7/1 ve 428/2 mad.) O halde, mahkemece dava dilekçesinin davalı idare yönünde yargı yolu (görev) bakımından reddi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.