İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2017/100 Esas, 2018/494 sayılı Kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmediği, katılan Hazine vekili tarafından ise vekalet ücretine hasren istinaf edildiği, Hazinenin, sanığa isnat edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla bahse konu suçtan verilen mahkumiyet hükmünü istinaf etme hakkının da bulunmadığı nazara alındığında, görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf edilmeden kesinleştiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince, 30.05.2019 tarihli ve 2019/754 Esas, 2019/2010 Karar sayılı ilamı ile sadece zimmet suçundan verilen beraat hükmünün bozulmasına karar verildiği halde, bozmayı müteakip dosyayı ele alan İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2020 tarihli ve 2019/143 Esas, 2020/139 sayılı Kararı ile; evvelce kesinleşmiş olan görevi kötüye kullanma suçundan da yeniden mahkumiyet hükmü kurulduğu, bu karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmemesi gerekirken, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince, 30.12.2020 tarihli ve 2020/3488 Esas, 2020/3583 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ancak bu kararların hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesinin de olanaklı olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2017/100 Esas, 2018/494 sayılı Kararı ile; sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 7.300,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2019/754 Esas, 2019/2010 sayılı Kararı ile zimmet suçundan verilen beraat hükmünün mutlak hukuka aykırılık hali nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2020 tarihli ve 2019/143 Esas, 2020/139 sayılı Kararı ile; sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 7.300,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/3488 Esas, 2020/3583 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1-Sanığın Temyiz Sebepleri
Yüklenen suç bakımından her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, katılanın zararını giderdiği halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine ilişkindir.
2-Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın zimmet suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Zimmet suçundan kurulan beraat hükmü yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle kararda katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik sanığın temyiz istemine ilişkin olarak dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2024 tarihinde karar verildi.