İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2017/338 Esas, 2019/400 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında tehdit ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından ayrı ayrı beraat hükümleri kurulmuştur.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2019/2776 Esas, 2020/1322 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın vekalet ücreti alacağı olmamasına rağmen tahsil ettiği parayı katılanlara vermeyerek uhdesinde tuttuğuna, yapmadığı işler için para istediğine, katılanlar aleyhinde haksız icra takibi başlattığına, bu suretle atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediğine ayrıca katılanlara yönelik "annen tuttuklanarak cezaevine girebilir... Hmm Konyaaltıdaki evi mi satsak İstanbul'dakini mi.. Şimdi ödemeyin de borcunuzu göreyim" şeklinde mesaj atmak suretiyle de tehdit suçunu işlediğine ve sair hususlara ilişkindir.
5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, sanık hakkında vekalet ücreti alacağı olmamasına rağmen tahsil ettiği parayı katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu hususunda verilmiş soruşturma ve kovuşturma izinleri olmadığı gibi iddianame yerine geçen belge olan son soruşturmanın açılmasına dair kararda da anılan iddialara yönelik açılmış dava bulunmadığı nazara alındığında tebliğnamedeki icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş ayrıca yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre katılanlar vekilinin sanığa atılı her iki suç bakımından yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2019/2776 Esas, 2020/1322 sayılı Kararında, katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2024 tarihinde karar verildi.