Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1,50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a, 52/2-4,53/6,63 maddeleri uyarınca 36.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, özel bir sebebe dayanmamakta, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, sanığın tamamen kusurlu olduğuna, bilirkişi raporuna beyanda bulunmak için süre verilmeksizin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanmasının yasaya uygun olmadığına ilişkindir.
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki kamyonetle, gündüz vakti, meskun mahal dışı, iki yönlü asfalt kaplama il yolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde, karşı şeritten gelen sürücü ... idaresindeki otomobilin kendi şeridine girdiği, kazayı önlemek için sanığın karşı şeride kaçtığı sırada, otomobilin de aynı şeride girmesiyle, araçların sol ön farlarıyla çarpışmaları sonucu beş kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece neticeye tali kusuruyla sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2024 tarihinde karar verildi.