Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin, terör örgütü üyesi olmak suçundan Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/81 Esas ve 2010/5 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesince davacının 6 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiğini, hükmün temyiz incelemesi neticesinde onanmak suretiyle kesinleşmesi üzerine davacı hakkında 05.09.2011 tarihinde gıyabi yakalam kararı çıkarılması sebebiyle davacının yurt dışına gitmek zorunda kaldığını, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/1767 Esas 2016/3206 Karar sayılı kararıyla hükmün bozulması nedeniyle yeniden yapılan yargılama neticesinde Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/294 Esas 2016/241 Karar sayılı kararıyla davacı hakkında beraat hükmü verildiğini ve hükmün kesinleştiğini belirterek; davacının hakkında gıyabi yakalama kararı çıkarıldığı 05.09.2011 tarihinden itibaren davacı hakkında çıkarılan yakalama kararının kaldırılmasına karar verildiği 23.05.2016 tarihine kadar geçen süre için
yaşamını yurtdışında kaçak olarak sürdürmesinden kaynaklı meydana gelen zararları için 50.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 05.09.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,davanın kabulü gerektiğine ve vekalet ücretine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacının çıkarılan gıyabi yakalama kararından dolayı yurtdışına çıkmış olmasına dayalı tazminat isteminden ibaret olduğu, davacı hakkında kovuşturmanın sonlanmasından sonra çıkarılan yakalama kararının verilen beraat kararıyla ortadan kaldırıldığı, davacı hakkında herhangi bir yakalama işleminin yapılmadığı ve CMK'nun 141 ve devamı maddeleri gereğince tazminat hakkını doğurur herhangi bir işlemin olmadığı, yargılama safahatindeki tazminata konu olabilecek sair hususlara ilişkin yargılamanın mahkememizin 2017/20 Esas sayılı dosyasında yapıldığı, davaya konu talebin CMK'nın 141/1. maddesinde sınırlı sayıda yazılı nedenler arasında bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2024 tarihinde karar verildi.