Mahkûmiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; üst Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık müdafii tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Üst Cumhuriyet savcısının 20.11.2020 tarihinde kurulan hükmü 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra 12.01.2021 tarihinde temyiz ettiği, ve yine katılan vekilinin yüzüne karşı verilip 20.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 19.01.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Sanık müdafiinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Afşin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli 2015/268 Esas, 2015/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3,62/1, 53/6. ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin kararının, o yer Cumhuriyet savcısıs ve sanık müdafiinin temyiz istemleri üzerine, Dairemizin 15.06.2020 tarihli kararı ile "... tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sürücü belgesinin asgari hadden çok fazla uzaklaşmak suretiyle 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3,62/1. ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca üst Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin reddine ve sanık müdafiinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Üst Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; olası kastın uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmediğine ilişkindir.

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına, eksik cezaya hükmedildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, eksik incelemeye, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, fazla cezaya hükmedildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 21: 25 sularında, sanık sürücü idaresindeki otomobille, iki şeritli ve iki yönlü, asfalt kaplama, düz, kuru ve eğimsiz, aydınlatmasız yolda, 1.12 promil alkollü vaziyette seyir halindeyken, kendisi ile aynı istikamette seyir halinde olan ölen ...'un idaresindeki, gerekli donanımları bulunmayan motosiklete arkadan çarptığı kazada ...'nın öldüğü, olayla ilgili olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince tanzim olunan 07.09.2015 tarihli rapora göre; sanığın, sürücü ...'nın ölümüne eşit kusurlu olarak sebebiyet verdiği anlaşılarak, bilinçli taksirle kazaya sebep olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

A. Üst Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yönünden;
Üst Cumhuriyet savcısının 20.11.2020 tarihinde kurulan hükmü 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra 12.01.2021 tarihinde temyiz ettiği, katılan vekilinin de yüzüne karşı verilip 20.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 19.01.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, üst Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Afşin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2024 tarihinde karar verildi.