Mahkumiyet
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2,62,53/6. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verildiği, kararının sanık ..., sanığın müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.12.2019 tarihli kararıyla, güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, tali kusurlu ve mesleği şoförlük olan sanık ... hakkında 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi sebepleriyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/2,62,53/6. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, seçenek yaptırımlara ve sürücü belgesinin geri alınmasına; sanığın temyiz sebebi; sürücü belgesinin geri alınmasına ve beraate ilişkindir.
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 29/01/2013 günü saat 22: 50 sıralarında temyiz dışı sanık Behman Mungan'ın idaresindeki çekiciye bağlı yarı romork ile meskun mahal dışında, bölünmüş, 13,5 metre genişliğinde, 3 şeritli, aydınlatması olan yolda gece vakti, yağmurlu havada seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek önce istikamet yönünün sağındaki bariyerlere, daha sonra çekicinin ön kısmı ile orta bariyerlere çarpıp yola eksenine dik şekilde durduğu, akabinde aynı istikamette seyir halinde olan ölen ...'ın idaresindeki otomobil ile yarı romorka arka sol kısmına çarpıp durduğu ve arkasından gelen sürücü ...'in idaresindeki otobüsün, ölenlerin bulunduğu otomobilin arkasından çarpması ve akabinde çekici yarı romorkun sol arka lastik ve metal kısmına çarpması sonucu otomobil sürücüsü ... ile yolcu olarak sağ ön koltukta oturan ...'nün öldüğü, aynı araçta bulunan katılan ...'ın ise nitelikli şekilde yaralandığı olayda; tali kusurlu sanık hakkında TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.07.2024 tarihinde karar verildi.