HÜKÜMLER: Beraat

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2018 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir.

3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ve sanıklar ... ve ...tarafından yapılan istinaf başvuruları kabul edilerek yapılan neticesinde, hükümlerin kaldırılmasına ve sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan beraatlerine karar verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, mevcut deliller karşısında sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna ve yazılı gerekçe ile beraatlerine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Dava konusu olay; olay tarihinde Giresun Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen önleme araması kararına istinaden sanıkların içerisinde bulundukları araçta yapılan aramada suça konu sahte paraların ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanıkların atılı eylemi gerçekleştirdikleri kabul edilerek, mahkumiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve Ekrem'in istinaf başvuruları kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde, hükümlerin kaldırılmasına ve sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraatlerine karar verilmiştir.

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi ve aynı kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendinde yer alan düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2. Dosya kapsamına göre, kolluk tarafından yapılan yol uygulaması sırasında, sanık ...'in olaydan önce kiraladığı ve olay sırasında kendisi tarafından kullanılan araçla seyir halinde iken, duyulan şüphe üzerine sanıkların uygulama noktasında durduruldukları, Giresun Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/4474 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden sanıkların içerisinde bulundukları araçta yapılan aramada, aracın bagaj kısmında 7.250,00 TL değerindeki toplam 109 adet sahte paranın ele geçirildiği, her ne kadar sanıklar savunmalarında sahte paraların kendilerine ait olmadığını savunmuş iseler de, İstanbul'a gezmek ve sigorta işlemlerini takip etmek için gittiklerine, bir yakınlarına taziyede bulunmak üzere İzmir'e uğradıklarına, dönüş yolunda bir gece Ankara'da kaldıktan sonra Giresun'a dönüş yaptıkları sırada polis tarafından yapılan aramada sahte paraların ele geçirildiğine yönelik savunmalarının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, tanık H.İ.K.'nın beyanlarında, aracı sanık ...'e 10 günlüğüne kiraya verdiğini, sanığın da kendisine İstanbul'a gideceğini söylediğini, aracı kiraladığı sırada içerisinde herhangi bir eşya ya da paranın bulunmadığını, söz konusu aracı olaydan 5 gün önce aldığını ve ilk defa da sanık ...'e kiraladığını, aracın bagaj kısmında açılma olması halinde bu durumu fark edeceğini ifade ettiği, dinlenen tutanak mümzi tanıkların da iddiayı doğruladıkları, bilirkişi raporunda ele geçirilen sahte paraların iğfal kabiliyetinin bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olmakla, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dosya kapsamına uymayana gerekçeyle, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarihli ve 2019/1681 Esas sayılı kararının, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2024 tarihinde karar verildi.