Davacı, l.l.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Dava, davacıya 506 sayılı Yasa'ya tabi hizmetleri esas alınarak bu yasaya göre 1.1.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin 7.5.2009 günlü bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada, davacının aylığa esas prim gün sayısının Kurumdan sorulmasına rağmen Kurumun yanıtı beklenmeden, Kurumca kabul edilen gün sayısı olan 5379 prim gün sayısının dahi yaşlılık aylığı almaya yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 1.1.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.

Gerçekten mahkemece uyulmasına karar verilen bozma kararında; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 19.8.1957 doğumlu, tahsis tarihinde 47 yaşında olan davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi 6189 gün üzerinden tek başına yaşlılık aylığına hak kazandığının saptandığı, ancak mahkeme kararı gerekçesinde davacının SSK hizmet cetveline göre 11.749 günü bulunduğunun kabul edildiği, hizmet cetveli ile bilirkişinin de esas aldığı anlaşılan Kurumun 5.1.2005 tarihli "Tahsise Esas Bilgiler" formundaki gün sayısı arasındaki çelişki olduğu halde bu çelişki giderilmeden mahkemece davacının yaşlılık aylığının miktarına etki edecek pirim gün sayısı açık ve net olarak saptamadan sonuca gidilmesi yerinde görülmeyerek davacının hizmet cetvelinde yer alan 11.749 gün ile Kurumun 5.1.2005 tarihli "Tahsise Esas Bilgiler" formunda isteğe bağlı sigortalılık süresi hariç 5379 gün olarak hesaplanan hizmetleri arasında çelişkinin Kurumdan sorularak, gerektiğinde davacının aylığa esas prim gün sayısının hesabı için tüm çalışmalarına ait dönem bordroları getirtilerek kayıtlara geçen çalışmaları açık ve net olarak belirlendikten sonra aylık istemi konusunda karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

-/-

-2-

Yapılacak iş; davacının hizmet cetvelinde yer alan 11.749 gün ile Kurumun 5.1.2005 tarihli "Tahsise Esas Bilgiler" formunda isteğe bağlı sigortalılık süresi hariç 5379 gün olarak hesaplanan hizmetleri arasında çelişkinin Kurumdan sorularak, gerektiğinde davacının aylığa esas prim gün sayısının hesabı için tüm çalışmalarına ait dönem bordroları getirtilerek kayıtlara geçen çalışmaları açık ve net olarak belirlendikten sonra aylık istemi konusunda karar vermek gerekir.
Mahkemece davacının sigortalı gün sayısının bağlanacak yaşlılık aylığı miktarının hesabında etkili olduğu gözetilmeksizin bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararı doğrultusunda davacının kayıtlara geçen çalışmaları açık ve net olarak belirlenmeden yeni ihtilaflara ve buna bağlı olarak yeni davalar açılmasına sebebiyet verecek şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.