1-SOSYAL GÜVENLİK KURUMU VEK.AV.... 2-ATBURGAZI BEL.BAŞKANLIĞI
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 27.3.1991- 28.3.2004 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve bozma kararına uygun karar verilmesine göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, davacının 27.3.1991-28.3.2004 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin 7.2.2008 tarihli bozma kararına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda 22.3.2011 tarihli karar ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... Belediyesine ait 1041193 nolu işyerinde 27.3.1991 tarihi itibariyle işe başladığı, 28.3.2004 tarihine kadar her yıl mevsimlik olarak 8 ay olmak üzere toplam 3120 gün gün çalışması bulunduğunun ve bu çalışma günlerinin davalı Kuruma bildirilmediğinin tespitine, davacının bildirimi yapılmayan 3120 günlük çalışmasının tespit edildiği dönemde o dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, fazla talebin reddine, 01.01.1994-01.01.1997 tarihleri arasında her ay için 15 gün, bir tam yıl için 180 gün olmak üzere 2925 sayılı tarım sigortasından 540 günlük prim ödemesinin bulunduğu 1994 yılı için 120 gün, 1995 yılı için 120 gün, 1996 yılı için 120 gün çakışan tarım sigortalılığının iptali ile 1994 yılından 60 gün, 1995 yılından 60 gün, 1996 yılından 60 günlük isteğe bağlı tarım sigortalılığının mevcut olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
-/-

-2-

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 1990 yılında kurulan davalı ... Belediye Başkanlığı'nın hizmet alanında bulunan taşınmazların sulama hizmetinin 27.3.1991-11.6.1998 tarihleri Devlet Su İşleri 21.Bölge Müdürlüğünce, bu tarihten sonra Söke Ovası Sulama Birliğince gerçekleştirildiği, DSİ ile Birlik arasında imzalanan 13.7.1998 tarihli Devir Protokolü ve 11.6.1998 tarihli Devir Sözleşmesi doğrultusunda Atburgazı Beldesinde lokal sulama grup başkanlığı kurulduğu ve yörede “civarcı” olarak tabir edilen mevsimlik işçi çalıştırdığı, 9.1.1947 doğumlu davacının da 26.7.1991 – 28.3.2004 tarihleri arasında sulama işçisi olarak çalıştığı, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının yılın 8 ayı davalı Belediye Başkanlığı emrinde hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalıştığı ve ücretini buradan aldığı, davacıyı işe alan ve çıkartan kişilerin dönemin Belediye Başkanları olduğu, davacının çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin düzenlenmediği gibi Kuruma çalışmalarının da bildirilmediği, davacının 01.01.1994 – 01.01.1997 tarihleri arasında yılda 180 gün olmak üzere toplam 540 günlük 2925 sayılı Yasa kapsamında prim ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 26.7.1991 – 28.3.2004 tarihleri arasında davalı Belediye Başkanlığında hizmet sözleşmesine dayalı olarak sigortalı çalıştığının ve bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmesi doğrudur. Ancak, davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınma tarihi ile çalışmaları Kuruma bildirilen işçilerin bir kısmının işe başlama tarihi 26.7.1991'dir. Bu nedenlerle davacının 26.7.1991 tarihinde çalışmaya başladığı kabul edilerek 27.3.1991-26.7.1991 tarihleri arasındaki döneme yönelik hizmet tespiti isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu dönemin de kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan, davacının mevsimlik olarak yılda 8 ay çalıştığı kabul edildiğine göre davacının çalıştığı tarihlerin yıl, ay ve gün olarak karar yerinde açıkça gösterilmesi gerektiği halde kararın infazında tereddüt yaratacak şekilde hangi aylarda çalışmasının bulunduğu açıkça yazılmadan hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davalı işyerinin sicil numarası “104193.09” olduğu halde karar yerinde “ 1041193” yazılması da doğru değildir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.