Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1317 parsel sayılı 35.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ...adına tespit edildikten sonra, 18.07.1957 tarihinde hükmen ayrı ayrı Hazine ve ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş ve hüküm yargılama devam ederken 3099 parsel olarak ...adına, 3100 parsel olarak Hazine adına kayden tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahil ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece, usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 1317 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının silinmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davacı ... vekili ve müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu taşınmaz, 09.02.1972 tarihinde hükmen kesinleşerek yargılama sırasında tapuya tescil edilmiş olup, davacının temyiz incelemesine konu eldeki davayı 01.07.2009 tarihinde açmıştır. Bu haliyle, davacıların kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra açtıkları davada kadastro mahkemesi görevli olmamakla birlikte, Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin göreve ilişkin kesinleşen bozma ilamı karşısında Kadastro Mahkemesinde görülmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre, Mahkemece davanın, hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken bu yöne değinilmeksizin dosyanın esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz ise de sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.