5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62,51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
09/04/2009 tarihli duruşmaya gelip, davaya katılma hususunda herhangi bir beyanda bulunmayan mağdur vekilinin, kamu davasına usulüne uygun olarak katılıp, katılan sıfatını almadığı, bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 19/12/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Küçük mağdurun taksirle yaralanmasına neden olan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü baro tarafından resen görevlendirilen mağdur vekilince süresinde temyiz edilmiş olup;
Küçük mağdurun babası şikayetçi ... hazırlıkta 25.07.2008 tarihinde sanıktan şikayetçi olduğunu belirttiği, zorunlu atanan mağdur vekili küçüğün haklarının korunması açısından baro tarafından görevlendirildiği duruşmaya katıldığı sırada mahkeme tarafından 5271 sayılı CMK'nın 238/2. maddesi gereğince şikayetini bildiren mağdur vekiline katılma talebinin olup olmadığı sorulmadığı, duruşmaya davetiye ile çağrılan mağdur ve müştekiye tebligat ulaşmadığı ve duruşmaya gelemedikleri şikayetleri sorulamadığı mağdurun hiçbir aşamada beyanı alınmadığı şikayetin mağdur vekili tarafından ısrarla beyan edilmesi karşısında, hükmüde temyiz etmekle 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla mağdur adına zorunlu vekilin temyiz hakkının bulunduğu kabul edilip, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesinide ortaya koyan mağdur vekilinin talebi gereği, mağdurun 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına vekili Av. Nuray Başaran Söker'in de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek temyiz talebinin incelenmesi gerekirken Reddine karar verilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne muhalifim.
..