Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2014/186 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılanlar vekilinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılması gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.

1.Sanık ... ile ... ve ...'in birlikte ... Tic. Ltd. Şti.’yi kurdukları ve sanığın % 15, ...'nun % 45 ve ...'in % 40 hisseye sahip ve hepsinin şirketi münferiden temsile yetkili oldukları, 03.06.2009 tarihinde ... ve ...'in beraber geçirdikleri trafik kazası sonucu ölmeleri üzerine tek başına şirket yetkilisi olarak faaliyetlerine devam eden sanığın, giderleri olduğundan fazla gösterip buna göre belge düzenleyip şirket kayıtlarına geçirdiği, bazı şirket gelirleri için belge ve fatura düzenlemeyip şirket kayıtlarına geçirmediği veya gerçek gelirden daha düşük belge düzenleyip bunları şirket kayıtlarına geçirerek aradaki farkı uhdesinde tutup menfaat temin ettiği, şöyle ki şirketin inşa ettiği dairelerin satışından elde ettiği 2.265.623,81 TL'yi hasılata belge ve fatura düzenlemediği, belge düzenlemediği hasılatları yasal defterlerine kaydetmediği ve vergi beyanlarına yansıtmadığı, böylece nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2.Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.

3.Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçunu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir mahiyette her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat hükmü kurulmuştur.

1. Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, vergi raporları, şirket belgeleri, Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/340 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararı ile bu kararın temyizi sonrası Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.07.2020 tarihli ve 2020/1086 Esas, 2020/3457 Karar ve 18.03.2021 tarihli ve 2020/6844 Esas, 2021/2585 Karar sayılı ilamları ile dosya kapsamından, duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığın atılı suçtan beraatine dair vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2024 tarihinde karar verildi.