HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2014/71 Esas, 2014/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2014 tarihli ve 2013/169 Esas, 2014/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2014/71 Esas, 2014/127 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/22025 Esas, 2017/23224 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2014 tarihli ve 2013/169 Esas, 2014/115 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.11.2017 tarihli ve 2017/22073 Esas, 2017/23819 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2014 tarihli ve 2013/169 Esas sayılı dosyası bozma sonrasında aynı mahkemenin 2017/348 Esas sırasına kaydedilmiştir.
4. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2017 tarihli ve 2017/348 Esas, 2017/253 Karar sayılı kararı ile dosyanın, aynı mahkemenin 2017/329 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
5. Her iki dosya bakımından uzlaştırma yoluna başvurulduğu ve uzlaştırmanın sağlanamadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
6. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2017/329 Esas, 2018/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e ve mağdur ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanık müdafii temyizinde özetle; beraat kararı gerektiği, sözleşme şartlarına uymamanın bir hukuk davası konusu olduğu bu nedenle hukuki ihtilaf bulunduğu, sanığın kendi dışındaki nedenlerle bazı inşaatları tamamlayamadığı, ekonomik zorlukları nedeni ile sanığın iflasın ertelenmesi talebinde bulunduğu dava dosyasının incelenmediği, iflasın ertelenmesi kararı üzerinde piyasada sanık aleyhine bir durum oluştuğu, sanığın ... İnşaat ve ... İnşaatının birleşmesinin ve iflasın ertelenmesinin 2012 yılına denk geldiği, şirkete kayyum atandığı, bu nedenle sanığın elinde olmayan nedenler ile daireleri teslim edemediği, suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığı, kuşkudan uzak delil bulunmadığı, denetime elverişli, haklı ve somut bir gerekçe olmadan, salt soyut maktu cümlelerle, adli sicil kaydının bulunmamasına rağmen, alt sınırdan uzaklaşılarak 4 kat fazla ceza verildiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
2. Katılan ... vekili temyizinde özetle; sanığın, bireysel çapta değil, ticari kazanç elde etmek maksadı ile birçok kişi adına inşaat yaptığının bilindiği, sanığın sıradan vatandaş değil basiretli tacir olduğu, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında nitelikli dolandırıcılıktan cezalandırılması gerektiği, tacir olup olmadığının araştırılmadığı gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir.
1. Asıl ve birleşen dosyada, sanığın, katılan ... ve mağdur ...'e inşa ettiği binadaki birer daireyi adi yazılı belge ile sattığı, katılanın ve mağdurun daire paralarının bir kısmını ödediği, ancak sanığın bu daireleri tapuda üçüncü kişilere satarak devrettiği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık özetle; suçlamaları reddetmiştir.
3. Katılan ve mağdur özetle; iddia yönünde beyanda bulunmuştur.
1. Sanığın katılan ... ile mağdur ...'e "satış tutanağı" başlıklı belgeler ile inşa ettiği daireleri tapu harici sattığı, dairelerin bedellerinin bir kısmını katılan ile mağdurdan tahsil ettiği ancak bilahare bu dairelerin tapularının üçüncü kişilere devredildiği ve katılan ... ile mağdur ...'e yönelik dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu anlaşılan olayda; sanığın katılan ... ile mağdur ... ile düzenlediği tapu dışı "satış tutanağı" başlıklı belgeler üzerinde bulunan kaşedeki "... İNŞAAT ..." şeklindeki ünvanın, Ticaret Sicilinde kayıtlı olup olmadığı Ticaret Sicili Müdürlüğünden, Ticaret Odasından sorularak, sanığın bu ünvanla ticaret siciline kayıtlı olduğunun anlaşılması halinde, eylemlerinin dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen nitelikli halini oluşturacağı gözetilmeksizin eksik araştırma ile hükümler kurulması,
2. Hükümden sonra mağdur ...'ın, mahkeme aracılığı ile gönderdiği bir dilekçe ile sanığın zararını tamamen karşıladığını, şikayetinin ve katılma talebinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın, mağdur ...'in zararını hangi tarihte karşıladığı tespit edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanığın durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu nedenleri ile sanık hakkındaki hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2017/329 Esas, 2018/272 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2024 tarihinde karar verildi.