HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2013 tarihli ve 2012/949 Esas, 2013/398 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL ile doğrudan 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2013 tarihli ve 2012/949 Esas, 2013/398 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2017 tarihli ve 2015/10994 Esas, 2017/11451 Karar sayılı kararı ile "sanıkların kendilerini Cumhuriyet Başsavcısı yardımcısı olarak tanıtması karşısında eylemlerin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1 inci maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/370 Esas, 2018/529 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL ile doğrudan 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine ilişkindir.
B. Sanık ...'in temyiz isteği; üzerine atılı suçlamayı işlemediğine ilişkindir.
1. Katılan ...'ı arayan erkek şahsın kendisini Cumhuriyet Başsavcı yardımcısı olarak tanıttığı, kredi kartının kopyalandığını söyleyerek failleri yakalayabilmek için sanıklar ... ve ...'in hesabına para göndermesini istediği, katılanın da bu hileli sözlere kanarak sanık ... adına PTT aracılığıyla 30.000,00 TL gönderdiği, sanık ...'in adına kayıtlı kredi kartına ise 15.250,00 TL yatırdığı iddia olunmuştur.
2. Sanık ... savunmasında; açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği ... isimli arkadaşının banka hesabında sorun olduğunu söyleyerek kendisinden kimliğini istediğini, adına gelen 30.000,00 TL'yi PTT'den çekip bu şahsa teslim ettiğini, katılanın dolandırılması ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanık ... savunmasında; kredi kartı borcunun olduğu bir dönemde ... isimli arkadaşının kredi kartıyla yatır çek işlemleri yapan bir tanıdığı olduğunu söylediğini, kredi kartını arkadaşı İhsan'a verdiğini, 2-3 gün sonra birlikte kuyumcuya gittiklerini, 11.000,00 TL tutarında altın alışverişi yapıp bu altınları da İhsan'a verdiğini, dolandırıcılık olayı ile bir ilgisinin olmadığını, sonradan ...'ın bu şekilde kredi kartlarını ele geçirerek dolandırıcılık yaptığını öğrendiğini, sanık ...'ın da ...'ın kız arkadaşı olduğunu beyan etmiştir.
4. Tanık ... ifadesinde sanık ...'in iddialarını doğrulamıştır.
5. Mahkemece, sanıkların savunmaları, katılan beyanı, banka dekontu, tanık ifadesi, uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/370 Esas, 2018/529 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2024 tarihinde karar verildi.