Sanıklardan ... hakkında zimmet, diğer sanıklar haklarında ise görevi kötüye kullanma suçundan beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre görevsizlik kararı ile zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 3628 sayılı Yasa'nın 18/2. maddesindeki düzenlemenin verdiği yetkiye ve CMK'nın 237/2. maddesine dayanılarak katılma isteminin KABULÜNE, görevi kötüye kullanma suçundan Hazinenin zarar gören sıfatı bulunmadığından vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin tüm sanıklar hakkında verilen hükümlere, katılan ... vekilinin ise sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklara yüklenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 20.09.2011 ve 16.02.2012 tarihli sorgular ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar haklarında düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması, kanuna aykırı, katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.