Mahkûmiyet
Beyanının alınma tarihi itibariyle on beş - on sekiz yaş gurubunda olan mağdurenin şikayetten vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında mağdure vekilinin temyizinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-a delaletiyle 103/2,6,43/1, 106/1-1.cümle, 109/1,3-f, 5,53/1-2,58,63/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2015/57 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 103/2, 43/1,62/1,53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109/1, 109/3-f, 109/5, 62/1,53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan 106/1,1. cümle, 62/1,50,52. maddeleri gereğince hapisten çevrilme 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın mağdurenin isteği ve zorlaması doğrultusunda onunla birlikte olduğuna, mağdurenin gerçek yaşını gizlediğine ve sanığın kendisi ile evlenmek için yaşını büyütmesine ses çıkartmadığına, asıl mağdurun sanık olduğuna, mağdurenin sanığı bırakıp başkası ile evlendiğine, verilen kararın kamu vicdanını zedelediğine ve diğer hususlara ilişkindir.
B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, verilen cezanın düşük olduğuna ve üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
A. Mağdure Vekilinin Temyizi Yönünden
Kayden 10.07.1999 doğumlu olup kovuşturma evresinde 15.10.2015 günlü beyan tarihinde on yedi yaş içerisinde bulunan mağdurenin, sanık hakkındaki mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. Suç tarihinin 2014 Mart - Haziran sonu mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
C. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın kabul edilen yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.01.2016 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2015/57 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2015/57 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. Maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.07.2024 tarihinde karar verildi.