Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 yıl hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sanığın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.07.2017 tarihli kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2017 tarihli kararı ile mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli kararı ile mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 yıl hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

Sanığın, olay günü katılanı telefonla arayıp, T.C. kimlik numarasının örgütün eline geçtiğine, hesabına girilerek paralarının alındığına, hemen hesabının bulunduğu bankaya gidip, bildireceği banka hesabına para göndermesi gerektiğine dair sözler söylemek suretiyle, hileli hareketlerle aldattığı katılanın kendisi adına PTT aracılığıyla 2.500,00 Türk lirası ve Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/104 esasına kayden yargılanıp, mahkûmiyetine karar verilen Tugay Şahin'e banka havalesiyle 32.240,00 Türk lirası göndermesini sağlayarak, haksız menfaat temin ettiği iddiası ile kamu davası açıldığı, katılanın uzlaştırma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaştırma sağlanamaması, katılanın beyanı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. İlk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarih ile uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli ve 2018/301 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.