SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, dolandırıcılık, tehdit, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, dolandırıcılık, hakaret ve tehdit suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istekli kamu davası açılmış; yapılan yargılama sonunda: sanığın nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve dolandırıcılık suçlarından beraatine, diğer suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık, cezayı hak etmediğini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
Sanık müdafii, cezalandırma için yeterli delilin bulunmadığını, lehe hükümlerin uygulanmadığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan ... vekili, süre tutum dilekçesi vermiştir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
O yer Cumhuriyet savcısı, dosya kapsamında bulunan delillere göre sanığın üzerine atılı dolandırıcılık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarını işlediğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteğinde bulunmuştur.
A. Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Bakımından
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği ve buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Hakaret, Tehdit ve Dolandırıcılık Suçları Bakımından
Sanığın işlediği kabul edilen hakaret ve tehdit suçlarının ve üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125,106 ve 157 . maddelerinde düzenlenip öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu, dolandırıcılık suçu bakımından sorgu tarihi ile inceleme tarihi arasında, hakaret ve tehdit suçları bakımından ise mahkumiyet hükmü ile inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
A. Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Bakımından
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2014/35 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret, Tehdit ve Dolandırıcılık Suçları Bakımından
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli ve 2014/35 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak
sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, açıklanan gerekçeye göre Tebliğname’ye ayıkırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.07.2024 tarihinde karar verildi.